Mustafa's profileGÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    AŞURE GÜNÜ

    AŞURE GÜNÜNÜZÜ TEBRİK EDERİM...
     
    Image Hosted by ImageShack.us

    BASAMAKLAR...

    Image Hosted by ImageShack.us

    BİR KUŞ MİSALİ MERDİVENLERİ ÇIKABİLMEK...

    Güzel Gören Güzel Düşünür...

    SADECE GÜZEL DÜŞÜNÜN...
     
    Image Hosted by ImageShack.us

    CENNET-CEHENNEM

    HER ŞEY BİZE BAĞLI...
    CENNET KOLAY DEĞİL...
    CEHENNEM LÜZUMSUZ DEĞİL...
     
     
    Image Hosted by ImageShack.us

    Gül Güzelliği

    GÜL GİBİ OLALIM... SAF...TEMİZ...GÜZEL...
    Image Hosted by ImageShack.us

    HADİSLER REHBERİMİZ OLMALI...

    HADİSLER REHBERİMİZ OLMALI...
     
    Image Hosted by ImageShack.us

    Özgürlük

    İNSAN KELEBEKLER GİBİ ÖZGÜR OLMAK İSTER
     
    Image Hosted by ImageShack.us

    AKVARYUM...

     

          

    DONDURMA DİYARINDAN....

    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    href="http://g.imageshack.us/g.php?h=136&i=marasdondme8.jpg">

    DOSTLUK

    Image Hosted by ImageShack.us

     

    Adına Dost Derler

       Hani vardır ya her yerde, hissetmek istersin onun varlığını...

       Hani hep yanıbaşınızdaymış sanırsınız,

    ismini söylersiniz dalgınlıkla, her an berabersinizdir...

       Yanında olduğunu unutuverirsin bir andan sonra,

    sonra üzüldüğünde o sımsıcacık kollarını açar sana,

    sarılır ağlarsın omzunda doya doya...

       Senin sorununu kendi sorunu gibi benimser,

    bir kolun bir bacağın olur adeta...

       Ayrılmak istesen de koparıp atamazsın...

       Bir türlü sevindiğinde ise senden fazla mutluluk duyar...

       O senin için farklıdır bütün insanlardan,

    tabii sen de onun için...

       Aranızdaki sevginin bitmesine izin vermezsiniz,

    kimse bozamaz aranızı, kimse araya girmeye dahi cesaret edemez...

       Ne zaman yardıma ne zaman insana

    ne zaman dosta ihtiyacınız olsa hep yanınızda bulursunuz,

    kendini adeta sizin için ayarlamıştır...

       Beraber gülüp beraber ağlarsınız, daima olumlu özellikler verirsiniz birbirinize...

       O sana gülmeyi öğretir sen ona kahkaha atmayı...

       O sana emeklemeyi öğretir, sen ona yürümeyi...

       O sana okumayı öğretir, sen ona yazmayı ve bu böyle sürüp gider...

       İşte bunun adına DOST derler...

       Hayatta hiçbir şeyiniz olmasın ama hep bir dostunuz olsun... 

       Dostlarınızın Kıymetini Bilin...

    Sanat,Marifet ve İttifak

    Image Hosted by ImageShack.us
    Sanat,Marifet ve İttifak Gücü ile Mücadele Etmek

    Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde dinsizlikle, terör ve

    anarşi ile nasıl mücadele edileceğini de detaylı olarak

    tarif etmiştir.

    Bunu da "... Bizim düşmanımız cehalet, zaruret,

    ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı san'at, marifet,

    ittifak silahıyla  mücadele edeceğiz..." sözleriyle belirtmiştir.

     Said Nursi'nin bu sözleri insanların dinsizliğe karşı

    mücadelesinin ne şekilde olacağını anlamak açısından

    çok önemlidir. Bediüzzaman yukarıdaki sözünde üç

    tehlikeye dikkat çekmektedir:

    Cehalet, zaruret ve ihtilaf...

    İlk tehlikeye karşı, yani cehalete karşı halkın bilinçlendirilmesi

    son derece önemlidir. Yaşadığımız toplumda insanların büyük

    çoğunluğu dini bilgiye sahiptir,  Allah'a ve dine inanır. Ancak

    yine büyük çoğunluğu dinin ve manevi değerlerin derinliğine inmez,

    sadece yüzeysel ve dahası kulaktan dolma bilgilere sahiptir.

    Dolayısıyla dinin getirdiği güzel ahlakı gerçek manada hayata

    geçirmesi mümkün olmaz. Bu sebeple cehaletin, yani bilgi eksikliğinin

    hızla ortadan kaldırılması şarttır.

    Bediüzzaman'ın dikkat çektiği ikinci tehlike ise zarurettir.

    İnsanlara, iman dışındaki düşünce ve yaşam tarzları birer "zaruret"

    gibi sunulmaktadır. Hayatın gerçeklerinden  vazgeçilemeyeceği,

    dini yaşamanın buna engel olacağı öğretilmektedir.

     Said-i Nursi'nin son olarak dikkat çektiği ihtilaf tehlikesi de

     bugün mevcuttur.

    Bugün dünyada insanlar  arasında birçok konu ihtilaflıdır.

    Çoğu zaman fikir birliğine varılamamakta ve pek çok konu

    tartışmalara, çatışmalara dönüşmektedir. Bu ihtilaf insanların

    en büyük odak noktası  haline gelmekte, güzel ahlak, din ve

    ahiret tamamen  unutulmaktadır. Oysa yapıcı bir yaklaşım

     ihtilafları  kolayca çözer. Aklın ve vicdanın yolu birdir.

    Bu nedenle bu ihtilafın getireceği kargaşa ve kaos tehlikesine

    karşı doğrular çok açık bir şekilde ortaya konmalıdır.

    İNSAN BİR YOLCUDUR...

    Image Hosted by ImageShack.us
     
     
    İnsan bir yolcudur.
    Sabâvetten gençliğe,
    Gençlikten ihtiyarlığa,
    İhtiyarlıktan kabre,
    Kabirden haşre,
    Haşirden ebede kadar... yolculuğu devam eder.
    BEDİÜZZAMAN

    DUAMIZ...

    Image Hosted by ImageShack.us
     
     
    DUA sığınaktır.
    DUA sevgimizi tazeleyiş,ruhumuzu ve asli vatanımızı hissediştir.
    DUA fukaranın besinidir,gariplerin yol arkadaşıdır,Ezeli sevgiliye giden yolun adıdır.
    DUA Allah'ı Allah'la paylaşma noktasıdır.
    DUA dünyaya,cehalete,küfre karşı Allah'la birlikte olma hali içinde O'nun adına savaşmaktır.
    DUA insanın kendi acz ve yoksulluğunu en büyük zenginlik ve kudret (Allah) karşısında kabullenmesidir.
    DUA evrenin sırlarını keşfediştir.Hikmeti Allah'tan öğrenip onu yaşayıştır.
    DUA ile açılan kapıdan daha geniş bir kapı yoktur bu anlamda.
    DUA Allah katında o kadar değerlidir ki dua eden tek bir insan kaldıkça Allah kıyameti koparmayacaktır.
    Ama düyadan semaya yükselen dualar kesildiği anda kıyamet kopacaktır.
    DUA sözlerin en güzelidir.Sesten değil kalpten,sevgiden ve nurdan yapılanıdır
    Duayla kurtulmayacak tek bir kalp bile yoktur.

    Dua hayatın adıdır aslında .Bu yüzden duayı sevgilerimize,dostluklarımıza,kardeşliğimize,aşklarımıza almalıyız.
    En güzel haller duayla gelir. Hesapsız dostluğun ,karmaşıklıktan sıyrılıp birliğin,ayrılıktan sonra kavuşmanın,gözyaşının,
    cennet kevserlerinin,sevdaların,gurbetlerin habercisi ve müjdecisidir dua.

    GÜLÜMSEMEK

    Image Hosted by ImageShack.us
     
    GÜLÜMSEYİN...
    Dostun yüzüne gülümsemek sadakadır.
    Çünkü ; yüz,
    Kitabın kapağıdır.
    Kalbin aynasıdır.
    Aksiyonun ve hareketin öncüsüdür !..
    ***
    Fakat !..
    Aşırı gülmekten sakın !..
    Çünkü ;
    “Aşırı gülmek kalbi öldürür.”

    Gülümse ;
    Sinirlerin gevşesin !..
    Dertlerin çözülsün,
    Üzüntülerin yok olsun !..
    Ruhun, aydınlansın !..
    Kalbin ferahlasın

    Fakat hiç düşündün mü ?
    Bir yanda kahkahalar,
    Diğer yanda asık suratlar.
    Hoş mu ?!..

    Şu halde;
    Ne kahkahalar arasında boğul !..
    Ne de asık suratlı ol !..
    İkisinin arasını bul !..
    Çünkü her şeyin ortası iyidir…
    ***
    Gülümse !..
    Çünkü gülümsemek;
    Huzurun habercisidir.
    Mutluluğun görüntüsüdür.
    İçtenliğin vazgeçilmez parçasıdır.

    Gülümse ve bunda samimi ol !..
    Zira samimi olmayan gülümseme,
    Sahteciliktir…
    İki yüzlülüktür!..

    Gülümse !..
    Çünkü asık surat;
    Değerliyi de,
    Makamı da,
    Malı da değersiz kılar.
    Hayatı yaşanmaz hale getirir!..

    Düşün !..
    Sıkıntılı bir hayatta,
    Malın ne değeri kalır ?
    Makamın ne değeri kalır ?
    Rütbenin, şöhretin ne değeri kalır ?

    Meselâ iyi düşün !..
    Evini, dünyanı, hayatını..
    Cehenneme döndüren,
    Asık suratlı bir kadının,
    Güzelliği neye yarar ?!..
    ***
    Gülümse !..
    Çünkü ;çevrendeki her şey gülümsüyor;
    Çiçekler gülümsüyor,
    Ağaçlar, ormanlar gülümsüyor,
    Denizler, nehirler gülümsüyor.
    Gökyüzünde yıldızlar gülümsüyor.
    Havada uçuşan kuşlar, kelebekler gülümsüyor.
    Yerdeki böcekler gülümsüyor.
    Ve ilkbaharıyla, sonbaharıyla,
    Yazıyla, kışıyla..
    Bütün bir dünya gülümsüyor.
    ***
    Gülümse ki ;
    Hayatın karmaşası içinde kaybolmayasın !...
    Gülümse ki ;
    Çevrendeki güzelliğin farkına varasın,

    Gülümse ki ;
    Asık suratlı olmaktan,
    Çirkin görünmekten,
    Karabasanlardan,
    Karanlık hayattan,
    Kirli kalpli olmaktan kurtulasın!...
     
     
    Image Hosted by ImageShack.us

    ALLAH HİÇ KİMSEYE TAŞIYAMAYACAĞI YÜK VERMEZ

     

    Alıntı ( NURSEZA )

    ALLAH HİÇ KİMSEYE TAŞIYAMAYACAĞI YÜK VERMEZ.!


      

     Allah Hiç Kimseye Kaldıramacağı Bela ve Musibet Vermez

     

     

    “… Hiçbir kimse, gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutulamaz” (Bakara, 223)

    “Allah, bir kişiye ne vermişse ancak onu yükler kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez . ALLAH, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.” (Talak-7)

    Bir adam Peygamberin sav. Ateşi çok mu, az mı diye elini üzerine koydu. Ateşi çok görünce dedi ki: “ Allah’a yemin ederim ki ateşinin şiddetinden elimi üzerine koyamıyorum.” Bunun üzerine, Peygamber sav şöyle buyurdu: “Biz Peygamberler topluluğuna bela kat kat gelir.” (İbn-i Mace)

    Ben, (İbn-i Mesud) ALLAH’ın elçisinin sav şiddetli sıtmaya yakalandığını ve ateşler içerisinde yattığını gördüm ve kendilerine dedim ki: “Gerçekten sen şiddetli sıtmaya yakalanıyorsun”, Peygamber: “Evet , şüphesiz ben, sizden iki kişinin sıtması gibi sıtmaya yakalanırım” buyurdular. “Öyle ise hastalıktan iki sevap alırsınız” dedim. Peygamber sav.

    “Evet, iki sevap alırım” buyurdu. (Buhari)

    “Peygamberin sav. Ağrı ve hastalığından daha şiddetlisini hiç kimsede görmedim.” Hz Aişe r.a (Tirmizi)

    Fakat yinede bazı insanlar karşılaştıkları bela ve musibetlerin ağırlığı karşısında dayanamaz, hatta intihar ederler Bu tür olgular yukarıda sıralananlarla bir çelişki oluşturmaz mı?

    Durumu şöyle değerlendirebiliriz. Bazı insanlar bir kıtlıkla karşılaşınca kısa sürede açlıktan ölmektedir. Oysa ki insan metobolizması çok daha uzun süre dayanacak biçimde yaratılmıştır.

    Kısa süredeki ölümlerin nedeni ise yanlış beslenme rejimidir. O insanlar bolluk günlerinde

    İhtiyaçlarından çok daha fazla gıdaya bedenlerini alıştırdıkları için, kıtlık günlerinde açlığa dayanma ve gıdayı idareli kullanma potansiyelleri devreye girememekte ve ölüm gerçekleşmektedir. Aynen bunun gibi bazı insanlar kendilerini adeta, “zevk için yaşamaya”

    programladıklarından, manevi kişiliği gelişmiş, imanı ve ALLAH’a c.c. tevekkülü tam olan

    birinin dayanabileceği bir bela ve musibet karşısında bile isyanı ya da intiharı seçebilmektedir.

    “Kendilerinin her yıl bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe etmiyor, öğüt almıyolar” (Tevbe,126)

    AŞURE GÜNÜ...

    Image Hosted by ImageShack.us
     
    Mübarek Olsun

    "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhurdur."Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinir. 
    Muharrem ayının onuncu gecesi, Aşure gecesidir. Ertesi günü de Aşure günüdür.
     Muharrem ayı, Kur'an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir. Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir.
    Allahü teâlâ, birçok duâları Aşure günü kabul etmiştir. Bugünde Cenab-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bu­lunmuştur

    Aşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Suresinin ikinci ayeti olan
    "On geceye yemin olsun" ifadelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
     

    Aşure Günü Olanlar:

    ·  Yerlerin ve göklerin yaratılması,
    ·  Hz. Âdem'in tövbesinin kabûl edilmiştir.
    ·  Hz. Nuh'un gemisi Cudi Dağının üzerine demirlemiştir.
    ·  Hz. Yûnus'un balığın karnından çıkması,
    ·  Hz. İbrahim (a.s.)'in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması
    ·  Hz. İdris'in göğe çıkarılması,
    ·  Hz. Süleyman (a.s.)'a saltanat verilmesi,
    ·  Hz. Yakub'un oğlu Hz. Yusuf'a kavuşması, gözlerinin görmeye başlaması, Hz. Yusuf'un kuyudan çıkması
    ·  Hz. Eyyûb'un hastalıktan kurtulması,
    ·  Hz. Musa'nın Kızıldeniz'i geçmesi ve Firavun ordusu ile birlikte helak olması,
    ·  Hz. İsâ'nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.
    ·  Hz. Musa (a.s.)'nın Firavun'un şerrinden kurtulması
    ·  Hz. Hüseyin (r.a.)'in şehid edilmesi
    ·  Kıyâmetin kopması da Aşûre günü olacaktır.
    ·  Hz. Aişe'nin belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Aşura gününde değiştirilirdi.